Unilever
15 Unilever çalışanı 122 soru cevapladı.

Meslek Anlatımları

Global Account Director, Unilever Food Solutions
Unilever’de bahsettiğim dönemde zaten satışın ismi customer development oldu, yani müşteri geliştirme. Dolayısıyla müşteri geliştirme deyince işin bir sahada olan kısmı var, bir de mutfakta olan kısmı var. Benim rolüm şuan ikisinin de birlikte yapılabildiği mutfağı da barındıran, sahası da olan bir rol. Global çerçevede dört tane Unilever Food Solutions dediğimiz yani Unilever’in ev dışı tüketim bölümünün 4 büyük müşterisinden sorumluyum. Aynı zamanda yine global olarak bu kategoride capability -yani satışta bütün ekiplerimizin biriktirmesi gereken tecrübe, sahip olması gereken beceriler- bunların altyapısını da oluşturan ekibin bir parçasıyım. Compass, Ikea, McDonald’s, Burger King, Kentucky Fried Chicken gibi sektörün çok önemli oyuncularıyla görüşmeler yapıyorum ve Unilever adına global ölçekte işimizi büyütmeye çalışıyorum, bu yüzden çok heyecanlıyım.
Human Resources Director
Özellikle üniversite bir, üniversite ikide olanlara söylemek istediğim şey mümkün olduğunca bol staj yapsınlar. Ya da part-time çalışmaya çalışsınlar, çünkü her işte neyi sevip neyi sevmediklerini görebilirler. Bence kritik olan şey bunu anlayabilmek: hangi işi severek yapıyorum, hangi işi sevmeyerek yapıyorum. Bunda şundan bahsetmiyorum: ‘Excel sevmiyorum.’, öyle bir şansımız yok, excel hepimizin hayatında var olan bir şey. Ama onun dışında birebir sıcak satış mı seviyorum yoksa ben insanları etkileyerek bir şeyleri satmaktan mı hoşlanıyorum, yoksa birilerini etkileyip onların kariyerlerine dokunmayı mı seviyorum? Bunların her biri başka bir departmanın güdüsü. Özünde aynı şeyi söylüyor olabilirler, ama ‘ben business casei yaratıp birine sunup onun yapmasını istiyorum’, belki daha finansa uygunken; ‘ben gidip insanları ikna etmekten hoşlanıyorum ve yarattığım business casele birebir ürünü satmak istiyorum’, daha satışa uygun bir karakter olabilir. Ama bunu ancak birey kendisi deneyimleyip kararını verebilir. Biz o noktada ancak nedenini niçinini sorguluyoruz ama spesifik check ettiğimiz karakter özelliklerimiz yok. Staj görerek ve yaşayarak yapabilecekleri bir şey, deneyimlemek önemli. Nasıl öğrendikleriyle de alakalı ama, eğer deneyimleyerek, yaparak öğrenen bir karakterse o zaman mümkün olduğunca staj, part-time çalışma, dönemsel çalışma ne yapabiliyorlarsa yapmaları gerek. İkincisi mümkün olduğunca oradaki insanlarla konuşmak. Her şirket okula geliyor, hepimiz oradayız zaten. Ya da bir telefonun ucundayız. Ne yapılıyor burada, nasıl bir hayat geçiriyoruz, sizler için değerli olan veya sizleri mutlu eden şeyler ne, bunları öğrenmeye çalışırlarsa faydalı olabilir. Bir de okuyabilirler, her sektörle ilgili milyonlarca makale var, o milyonlarca makaleye bakabilirler. Biyografilere bakabilirler. Biyografiler ben kendi seçimimi yaparken çok işime yaramıştı. O zaman böyle engin bir deniz yoktu, 15 sene önceden bahsediyoruz. Şuanda Google’a ne yazsanız çıkar doğal olarak. Ama biyografiler çok değerli, çünkü kim nereden başlamış, hangi etaplardan giderek genel müdür olmuş, insan kaynaklarının yönetim kurulunu yönetmiş gibi. Bunlara bakarak kendileri orada neresi sıcak geliyor, neresi sıcak gelmiyor kendilerini ölçümleyebilirler. Her şey aslında kendini tanımakla başlıyor.
Human Resources Director
Benim için en zor yanı büyük ihtimalle mesela Selection Board’a gelen bütün öğrencileri ben işe alırım, çünkü hepsi gerçekten çok çok iyi arkadaşlar. Bu böyleyken onlara red cevabı vermek bence zor taraflarından bir tanesi, kötü haberi veriyor olmak. Aynı şey şirket içinde gerçekleşen durumlarda da geçerli, kötü haberi veriyor olmak zorlayıcı taraflarından bir tanesi. Ama onun dışında işimi çok keyifle yaptığım için büyük ihtimalle, şirketi çok sevdiğim için, çalışanlarını da çok sevdiğim için burası da çok zor dediğim ve ilk aklıma gelen hiçbir şey olmadı. Keyifli yanlarını muhtemelen daha rahat sayarım.
Öncelikle ürün fikriyle başlıyoruz biz, pazarlamayla birlikte fikir ortaya çıkıyor. Tüketicinin ihtiyacı olan bir alan belirliyoruz, ondan sonra diyoruz ki şöyle bir ürün çıkartalım, böyle bir konsepti olsun. Ondan sonra Ar-Ge ekibi çekiliyor labaratuvara ve bir grup formülasyonu hazırlıyor: içine hangi kimyasallar girecek, nasıl bir ürün olacak, ne renk olacak, deterjan olarak düşünürsek nasıl çözünecek gibi... Bir grup aynı anda ambalajlarını geliştiriyor: rengi, tasarımı, kapağı, şişesi, kolisine kadar. Bir grup nasıl üretilecek fabrika processlerine çalışıyor; bir grup da tüketici teknik araştırma dediğimiz kullanım koşullarını çalışıyor, kaç derecede kullanacak, hangi makineye koyacak gibi. Bütün bunlar birleştikten sonra bir ürün mixi ortaya çıkıyor. Dolayısıyla onun fabrikalarımızdaki ilk üretimine kadar biz başında oluyoruz. Sonra da rutin üretimlerde fabrikaya devredip çıkıp bir sonraki projemize başlıyoruz. Her kategorinin farklı dinamikleri var. Mesela deodorant dediğinizde deodorant çok daha global, zaten dünyada 1-2 tane sayılı üretim tesisimiz var, oradan ithal getirtiyoruz bir çok ülkeye. Ama saç grubu şampuanlar veya çamaşır deterjanları veya domestos, omo çok ülke kullanım koşullarına bağlı olduğu için birebir her yerde aynı değil. Her ülkenin formülü birbirinden farklı. Gerekirse ambalajı birbirinden farklı, çünkü koşullar birbirinden farklı. Mesela tüketici Türkiye’de çok daha sıcakta yıkamayı seviyor, beyazlığa bayılıyor, makinede mutlaka ön yıkama yapıyor ama Hindistan’da elde yıkıyor, nehirde yıkıyor. Aynı ürünü vermeniz mümkün değil. Global Ar-Ge merkezimiz bize bir molekülü keşfediyor, sonra diyor ki Hindistan sen al bunu kendi tüketicine uygun bir bitmiş ürün haline getir, Türkiye sen al bunu Türkiye veya işte Arabistan veya Fas’taki tüketici için bir formül haline getir diyor, biz de onu yapıyoruz coğrafyalarda.
Finance Business Partner
2014 Temmuz ayında başladım, 9 aydır Unilever’de Finance Business Partner olarak kişisel bakımda deodorant ve skinden sorumlu olarak çalışıyorum. Burada satışa, marketinge, supply chaine; onların datalarını, onların brandlerini nasıl daha iyi analiz edebileceklerine yardım ediyorum. Ben de şuan kişisel bakımdan sorumluyum. Bizim biraz açıkçası finansta satışları da takip ettiğimizden dolayı ve aylık result dönemimiz olduğundan dolayı, hem globale hem kendi içimizde planımızı yapabilmek için bir forecast sürecimiz var. Bütün yılda ne yapabileceğimizi önceden tahmin edip buna göre aksiyonlarımızı, risklerimizi, fırsatlarımızı çıkarıyoruz. Bu sebepten de ayda 2 kez bir forecast sürecimiz oluyor. Sonrasında diğer geri kalan zamanda, data analiz, innovasyonlarımız ne durumda, benim brandlerim ne durumda tarzında analizlerle ekiplere destek veriyoruz aslında.
Finance Business Partner
İlk olarak ben Unilever’e ait hissetme duygusunun herkeste olması gerektiğine inanıyorum. Unilever’de Business Partnerlık yapacaksan, bir markadan sorumlu olacaksan her şeyden önce insani özelliklerinde aidiyet hissinin olması gerekiyor. Çünkü sahiplenmeden bir başarıya gidilebileceğini düşünmüyorum açıkçası. Bunun dışında finans özeline inecek olursak analitik düşünce çok önemli. Sonuçta markalardan sorumlusun ve bu markaların büyümesinden, karlık oranlarından çok sorumlusun. Bu sebepten de analitik düşünce; daha ne yapabilirim diye düşünmek, bazı negatiflikleri pozitife çevirmek için ne yapabilirim diye düşünmek geliştirmek çok önemli. Bu yüzden analitik düşüncenin önemli olduğunu düşünüyorum.
Supply Chain Vice President
Supply Chain Vice President Unilever’de hammadde satın alınmasından başlayıp ürünlerin rafa gelmesine kadar olan süreci yöneten, bölgesel sorumluluğu olan veya kategori sorumluluğu olan bir pozisyon demek. Aynı zamanda da Yönetim Kurulu üyeliği pozisyonu var, yani biraz iki şapkalı bir durum söz konusu. Spesifik olarak ise ben Türkiye, Orta Asya ülkeleri, İran ve İsrail’den sorumluyum, bu 19 ülkeden oluşan bir bölge ve dolayısıyla önemli bir maliyet zincirini yönetiyorum. Çok ciddi bir miktarı en etkin şekilde yönetmek yetmez, çok önemli sayıda bir insan kapitalini yönetmek ve de fabrikalar, depolar, kalite, iş güvenliği, lojistik, planlama, satın alma kısmı şeklinde baya renkli, eğlenceli bir iş. Çok keyif verici ve bunun yanında yönetim kurulunda da tedarik zincirini ben temsil ediyorum.
Laundry Regional Category Vice President
Sorumlu olduğu markaların ve sorumlu olduğu ülkelerin stratejilerini oluşturmakla başlar işine. Şuanda benim sorumluluğumda deterjan kategorisi var, yaklaşık 6 tane marka ve 30’dan fazla da ülkeden sorumluyum. Bütün bu ülkelerle markaların strateji kombinasyonuyla iş başlıyor. Hangi ülkede hangi marka olacak, hangi ülkelerde hangi inovasyonlar olacak, bunların zamanlamaları neler, yeni fırsatlar neler gibi sorularla işin strateji tarafı var. Onu tamamladıktan sonra da global ekiplerle beraber işin inovasyon tarafına dönüyor, kararlaştırdığımız inovasyonları ülkelerde land etmeye başlıyoruz.
Assistant Brand Manager
Assistant Brand Manager olarak ürününüz hakkındaki raf fiyatı olsun, nasıl göründüğü olsun, ambalajı olsun, promosyon mekanizmaları olsun, ürünün pazardaki duruşu olsun bütün bu detaylardan, yani üründen aslında siz sorumlusunuz. Ben Dove markasından sorumluyum. Dove’un fiyatlandırmasından tutun rafta nasıl göründüğünden, onun pazardaki diğer ürünlere göre nasıl konumlandıralacağından Dove pazarlama ekibi olarak biz sorumluyuz.
Supply Planner
Unilever’de fabrikada hem operasyonel işlerde hem de proje işlerinden sorumluyum. Operasyonel işlere bakarsak ben Algida fabrikasında çalışıyorum ve üretim planını hazırlama, bu üretim planının sürekli olarak takibi, sürekli olarak güncellenmesi ve üretimde kullanılacak ham maddelerin de bir şekilde fabrikaya zamanında gelmesini koordine ediyorum. Bunun yanı sıra çeşitli projelerde de görev alıyorum, örneğin Algida fabrikalarının dünya klasında yürüttüğü bir proje var. Bu aslında tüm Unilever’de aynı anda başlayan bir süreç ve şuanda Algida dondurma fabrikası bütün Unilever fabrikaları arasında birinci sırayı çekiyor. Yaptığımız bu iyileştirmeleri sürekli devam ettirerek kendimizi daha da geliştirmek istiyoruz.