Unilever
15 Unilever çalışanı 122 soru cevapladı.

Kariyer Olanakları

Global Account Director, Unilever Food Solutions
Unilever’de customer development kariyeri çok fırsatlarla dolu bir kariyer anlamına gelir çünkü işin hem sahada olan kısmı var, yani müşterilerimizle birlikte geliştirdiğimiz, hem de arkada bütün o planları, müşterilerimizle birlikte markalarımızı nasıl örtüştüreceğimizin vizyonunu çizdiğimiz mutfak ekipleri var. Dolayısıyla kabaca anlatmak gerekirse sahanın yanısıra arka tarafta pazarlama için çok ciddi bir ekip çalışıyor. Bu ekiplerin bir kısmına customer marketing diyoruz yani pazarlama ile müşteri geliştirme arasındaki bölümler olarak düşünebilirsiniz. Bu da şöyle bir güzellik sağlıyor tabi, pazara ulaşma stratejisinde bir satışçı sadece eski usül müşteriye gittim, çayını içerim tadında bir yetkinliğin çok ötesinde. Hatta ben artık buna bilim dalı demekten geri kalmıyorum. Ciddi bir analizle, ciddi bir teknolojiyi kullanarak, arka planda markaların planlarından gelen, müşteriye kadar inmiş çok detaylı sunumlarla donanımlı bir şekilde hayatını sürdürüyor. Hayat ekonomik anlamda da çok karmaşıklaştı, ulaştığınız pazarlar anlamında ve onların yolları anlamında da çok karmaşıklaştı. Artık eskisi gibi bir tüketici sadece gidip Unilever’in Omo’sunu bir marketin rafından almıyor. Nerelerden alıyor, çok değişik yerlerden alıyor ve biz buna omni-channel diyoruz. İnternetten alabiliyor, arkadaşından duyuyor, o ona tavsiye ediyor. Omni-channel diyince eskiden bir alışverişçinin düz çizgi halindeki yaşam çizelgesi şimdi bir balığınkine benzetiliyor, böyle karmakarışık oradan onu alıyor buradan bunu alıyor, o bilgiyle bunu birleştiriyor. E-commerce bambaşka bir yerlere gidiyor, her ne kadar içinde bulunduğumuz sektörde ülkemizde biraz daha yavaş olsa da. O yüzden de çok heyecanlı açıkçası, çok yenilikçi, hem trendleri takip edeceksiniz hem gerçekten hardcore dediğimiz yani işin ana satış becerilerine çok iyi hakim olacaksınız, müşterinizin ne istediğini çok iyi dinleyeceksiniz. Dinlemek de bu işin çok önemli bir parçası anlayacaksınız ve tabii ki iyi partnerlik ortaya koyacaksınız. Yine eski usül yani sadece satışçının satın almacıyı gördüğü ve sadece öyle bir ilişkiden, şimdi artık bir elmas modeli şeklinde çalıştığımız günlere geldik. Unilever’in finansçısıyla müşterilerimizin finansçısı görüşüyor, gerekiyorsa insan kaynakları ekipleri insan kaynakları ekipleriyle görüşüyor ama satışçı her zaman işin kalbinde ve orkestra şefi. Satışın yani customer developmentın haberi olmadan kuş uçmaz.
Human Resources Director
Şirketimize yeni başlayan tüm bireyler bizim için Unilever Future Leader, onlar bizim gelecekteki liderlerimiz ve hepsi bir gün gelecek bizim koltuklarımızı bir şekilde idame ettirecekler. O yüzden de işe aldığımız ilk günden itibaren, onlara 3 senelik yapılandırılmış bir program sunuyoruz, bu yeni mezunlarımız için olan programımız. Yeni mezun bir arkadaşım Unilever’de işe başladığında, 3 senelik bir programa tabi oluyor. Bu 3 senenin içinde neler var, çeşitli rotasyonlar var bir defa. Pazarlamaya dahil olduysa pazarlamanın farklı alanlarında farklı disiplinlerinde işler yapıyor, projeler yapıyor ve bu projelerde performansı değerlendiriliyor. Satış ekibiyle çalışıyor, yeri geliyor finansa gidiyor. Farklı farklı departmanlarda farklı tecrübeler ediniyor. Bunu yaparken aynı zamanda biz onları bir eğitim sürecinden geçiriyoruz. Proje yönetimi, etkili insanın 7 alışkanlığı gibi birtakım temel eğitimleri 3 sene içinde alıyorlar. 3 senenin sonunda, eğer performansları ve potansiyelleri de bu 3 sene zarfında değerlendirildiğinde çok yüksekse, o zaman doğrudan yönetici pozisyonuna kendilerini atıyoruz. Bu yine 3 sene zarfında yine performans ve potansiyellerine bağlı olarak da yurtdışında short-term assignment dediğimiz proje bazlı görevlere atanabiliyorlar.
Human Resources Director
Bizim başvurularımız sürekli olarak açık, internet üzerinden başvuruyu alıyoruz. İnternet üzerinden başvuruyu aldıktan sonra 30 Ocak itibariyle başvurularımızı belli bir süre kapatıyoruz. 30 Ocak itibariyle elimizde olan tüm başvuruları değerlendirip, bireylere öncelikle o form üzerinden bir dönüş yapıyoruz çünkü formun içinde bizim iki üç tane sorumuz var, o sorular bizim için aslında ilk mülakat demek. O soruların cevapları doğrultusunda bir ilk eleme gerçekleştiriyoruz. Bu ilk elemenin sonrasında bize kısa listeler geliyor. Bu kısa listeler üzerinden yine önceliklendirerek sorulara verilen cevaplar, yetkinliklerin gücü gibi şeylere bakarak, arkadaşları mülakatlara davet ediyoruz. Mülakatlarımızı gerçekleştiriyoruz, iki yöneticimiz mülakata giriyor. O mülakatların sonucunda çıkan diğer bir kısa listeyle de Selection Board dediğimiz bir sistemimiz var. Bir gün boyunca bu arkadaşlarla birlikte çeşitli caseler çözerek onların davranışlarını gözlemleyerek o günün sonunda bir karara varıyoruz ve o günün sonunda da arkadaşlarımıza: evet sana bir iş teklifinde bulunacağız veya şuanda ne yazık ki yapamıyoruz ama gelecekte elbet bir gün bir yerde yollar kesişecektir diyip süreci sonlandırıyoruz. Aslında 3 etaptan oluşan, basit bir süreç ama form vs. gibi etapları tabiki de var.
Human Resources Director
Gerçekten işe alımdaki tek amacımız sizleri tanımak çünkü bizim elimizde bir iş var ve bu işi yapabilecek en iyi adayı bulmaya çalışıyoruz. O en iyi adayı da eğer davranışlarla bulmaya çalışıyorsak, bizim tek amacımız aslında o kişiyi en iyi şekilde tanımak. En iyi şekilde tanımanın bir yolu da bu Selection Board dediğimiz süreç. Sabah birlikte buluşuyoruz, bir vaka veriyoruz ve bu vaka üzerinden bireyler kendileri çalışıyorlar, daha sonra hep birlikte bir tartışıyorlar. Bize arada sunum yaptıkları oluyor, tekrar tartıştıkları bir ortam daha oluyor ve gün içinde de o casein farklı farklı bölümlerini biz onlarla paylaşıyoruz. Her seferinde de onun üzerine farklı farklı tartışmalar yapıyorlar. Daha fazla açıklamak istemiyorum çünkü bu bir şehir efsanesine dönüşüyor, şehir efsanesine dönüşmesin. Amaç gerçekten her bir mülakatta bireyi tanımak. Bireyi tanıyabileyim ki en doğru rolü oturtabileyim, ki o da mutlu olsun, o mutlu olunca verim artacak, verim artınca şirket mutlu olacak, her iki tarafın da mutlu olduğu bir süreç olacak.
Human Resources Director
Yeni mezun dışındaki işe alımımız iki şekilde oluyor aslında, bir çok tecrübeli adaylar diyebiliriz yani 5 seneden fazladır çalışan, artık yönetici seviyesine ulaşmış, belli bir teknik beceriye sahip olan arkadaşlar, onlar için yüz yüze mülakat yapıyoruz. İlk amir görüşüyor, kimi zaman departman direktörümüz görüşüyor, en son görüşmeyi de genelde yönetim kurulu üyemiz yapıyor. O normal bildiğimiz mülakat sürecinde baktığımız şey yine yetkinlikler ve biraz da beceri doğal olarak çünkü bir tecrübeden bahsediyoruz ve bir beceri birikiminden bahsediyoruz. Bir de arada olan bir grup var: ne yeni mezun, az tecrübeli,ne de o kadar yüksek tecrübeli. O arkadaşlarımız için de süreç farklı değil. Yine mülakat yapıyoruz, yine ilk amirler mülakat yapıyor, HR mülakat yapıyor, departman amiri mülakat yapıyor. Yine yetkinlik bazlı mülakat yaparak işe alımlarını gerçekleştiriyoruz.
Finance Director
Unilever’de Finans yapısı aslında temel olarak üçe ayrılıyor, ilk alan business partnerlık dediğim alan, iş ortaklığı diye açabiliriz. İş ortaklığı ne demek, şirketin içinde pazarlama, satış, tedarik zinciri gibi farklı departmanlar var, bu departmanlara aslında iş ortaklığı yapıyoruz yani o departmanlara destek veren ekipleriz. Diyelim ki kategori finans ekibindesiniz ve kişisel bakım kategorisinden örnek verelim, o kategorideki marka ekiplerine her türlü aslında finansal desteği biz veriyoruz. Bunlar neler olabilir: forecastlerin yapılması, geçmiş ayki performansın analizlerinin yapılması, bu analizlere göre marka yatırımlarının dinamik olarak yönlendirilmesi, hangi markaya ne kadar yatırım yapsak ne kadar return alabiliriz ya da karlı büyümek için bu markanın neyi farklı yapması lazım, doğru fiyat stratejisi ne olmalı, değişen makroekonomik koşullara göre kategoriler nasıl aksiyonlar almalılar... Aslında iş ortakları kategori anlamında bu tip yönlendirmeler yapıyorlar. Onun dışında satış ekibine destek veren ekiplerimiz var, aynı şekilde tedarik zincirine destek veren ekiplerimiz var. Tedarik sürecine destek veriyorsa aslında biraz daha maliyete odaklanıyor, satış ekibine destek veriyorsa biraz daha müşteri, kanal lensiyle ekibe destek veriyor, kategori tarafındaysa da dediğim gibi market ekiplerine destek veriyor. Bu bizim business partnerlık dediğimiz aslında işin biraz daha güzel görünen tarafı. Bir de onun dışında aslında muhasebe diye bildiğimiz, muhasebe ve bilgi sistemleri bölümümüz var, bu da tabii ki işin mutfağı. Aslında bütün operasyonlar orada yürüyor ve bizim bütün sonuçlarımız da oradan geçen operasyonlar sonucu elde ediliyor. O yüzden muhasebe bilgi sistemleri aslında aynı derecede önemli bir bölüm bizim için. Bir de üçüncü bölümümüz var bu da aslında uzmanlık hizmetleri dediğimiz biraz daha ekspertiz işlerin olduğu bölüm. Bu bölümün altında da hazine, vergi, sigorta, emeklilik planları, risk yönetimi ve internal control dediğimiz iç kontrol ekiplerinin olduğu alanlar. Doğru bir finans kariyeri için aslında bu üç departmanda da deneyim kazanmak çok önemli. Ben de Finans Direktörü olmadan önce gerçekten bu üç alanda da deneyim kazanmak için rotamı bu şekilde çizdim. Hem iş ortaklığı yaptım, hem uzmanlık hizmetleri dediğimiz vergi, hazine tarafında deneyim kazandım. Bir de muhasebe ve bilgi sistemlerini de aynı şekilde hazine görevini yaparken dahil olduğum projelerle aslında görme fırsatı elde edindim. Sadece bir tarafta odaklanmayı istemiyoruz bu anlamda, üç tarafı da görüp donanımlı ve iyi bir Finans Direktörü olmasına çalışıyoruz aslında ekibimizin. Uzun vadeli yolda da çeşitli finans direktörlük görevleri yaparak iyi bir CFO olmak diyebilirim finans kariyeri için.
İlk girişte genelde Geliştirme Mühendisi olarak başlıyorlar. Onun içinde farklı kapabilite dediğimiz gruplar var. Mesela formülasyon çalışanlar var, onlar genelde eğer kozmetik ürünleriyse kimyager, kimya mühendisi ağırlıklı arkadaşlar oluyor; ambalaj geliştirmecilerimiz var, onlar yine farklı meslek gruplarından olabiliyor ama mühendis ağırlıklı da olabiliyor. Gıda tarafında formülde çalışacak arkadaşlarımız gıda mühendisi veya diyetisyenler oluyor. Bir de Tüketici Alışkanlıklarını Anlama diye bir ekibimiz var, teknik anlamda anlama. Onlar da yine teknik kökenli mühendis arkadaşlarımız veya psikologlar oluyor çünkü tüketicilerin ürünleri kullanırkenki psikolojisini ve nasıl bir düşünceyle kullandığını anlamak ürün geliştirme sürecinde bizim için önemli, dolayısıyla böyle bir ekibimiz var. Bir de bakanlıklarla ilişkiler ve yasal izinlerle ilgilenen Regülasyon ekiplerimiz var, onlar da yine mühendis kökenli, direkt Ankara’daki bakanlıklarla ürün izinleriyle, alınması gereken patent gibi konularla ilgileniyorlar. Çok farklı alanlar var Ar-Ge içerisinde başlangıç seviyesinde. Arkasından da tabi mevcut işinde devam edebilir, Unilever çok büyük bir organizasyon olduğu için de dünyada birçok merkezimiz olduğu için globalde birçok yerde çalışma fırsatı var. Yani sadece Türkiye’de değil, Ar-Ge’de devam etmek istiyorsa Unilever Ar-Ge’nin olduğu herhangibir coğrafyada, global merkezde, local bir ülkede veya başka bir coğrafyada çalışması mümkün.
Unilever’de çalıştığım dönem içinde bir kez yurt dışında bulunma şansım oldu, yaklaşık bir 3 yıllık dönem. Global Ar-Ge merkezinde çalıştım orada. Görevli olduğum coğrafyanın direkt kontakt yöneticisi olarak çalıştım. Çok keyifli bir dönemdi, hem kişisel gelişim açısından hem de kariyer açısından. Çünkü global merkezde olduğunuzda bütün dünyada hangi ülkede ne tür innovasyonlar var ve tüm teknolojiler nerede hayata geçiyor görme şansınız daha fazla oluyor, sadece bir ülkede oturmaya nazaran. Dolayısıyla orada ciddi bir network edindim, şuanda hala 18 yılın sonunda birlikte çalıştığım kategorideki arkadaşlarımın çoğu o dönem birlikte başladığımız ve globalde çalıştığımız kişiler. Hem network açısından, şirketin içindeki global yapıyı anlamak açısından, hem de innovasyonun merkezinde olmak açısından çok keyifliydi. Ekipteki bütün arkadaşlarıma mutlaka kariyerlerinin erken safhalarında yurt dışı tecrübesi edinmelerini öneriyorum, zaten böyle imkanlar var bunları kullanıyor olmak çok önemli.
Customer Development Vice President
Unilever insanlarına ve yöneticilerine, çalışanlarına farklı coğrafyalar ve farklı alanlarda çalışma fırsatını sunuyor. Farklı coğrafyalar anlamında ben örneğin Avrupa’da merkezi operasyonlarda görev yaptım. Dolayısıyla bütün Avrupa ülkelerinin tedarik zincirlerini veya lojistik ve planlama taraflarını yönettiğim bir pozisyon söz konusu oldu. Avrupa’nın tamamını tanımak gibi bir şans söz konusuydu. İnsan Kaynakları yaptığım dönemde benzer şekilde Türkiye’nin yanı sıra İran ve Orta Asya’yı yönetmek durumundaydım. Şuanki görevime baktığınız zaman da Türkiye’nin yanı sıra dünya satış boardında temsilciğini yaptım ve stratejik anlamındaki yönetiminden sorumlu olduğum NAMETRUB dediğimiz bir bölge var ki, aslında NAMETRUB baktığınız zaman Rusya, Belarus, Orta Asya, İran, İsrail, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika’yı kaplayan büyük bir coğrafya. Dolayısıyla bu Unilever’de çalışan insanlar için büyük bir şans diye düşünüyorum. Çünkü netice itibariyle baktığınız zaman farklı farklı fonksiyon ve kategorilerin yanı sıra çok büyük coğrafyaların içerisinde bulunabilme şansları elde ediyorsunuz. Bir dönem Afrika’yı kapsayan boardın ve yönetim ekibinin içerisinde oldum. Bir dönem Türkiye’nin içerisinde olduğu Asya’dan bu tarafa Afrika’yı kapsayan bölgenin yönetim grubunun içerisinde oldum. Dolayısıyla şunu söylemek mümkün diye düşünüyorum: Kuzey Amerika hariç Dünya’nın her tarafına bir şekilde yönetim anlamında bulaşma şansını elde ettim, bu da Unilever’in sağladığı en büyük şanslardan birisi.
Customer Development Vice President
Unilever hem kapladığı coğrafyalar hem fonksiyonlar hem de kategoriler anlamında çalışanlar için şanslı bir şirket. 150’nin üzerinde ülkede fırsatlar söz konusu, siz çalışmak istedikten sonra bu coğrafyaların hepsinde çalışabilme şansınız var. İkincisi kategoriler anlamında aynı şey söz konusu. FMCG’ye baktığınız zaman herhalde sigara ve alkol dışında hemen hemen bütün FMCG kategorilerinde bir şekilde varız. Dolayısıyla eğer FMCG’de çalışmak istiyorsanız yeri burası. Müşteri Geliştirmede hangi fırsatlar var diye göz atarsak, Müşteri Geliştirme kendi içerisinde farklı alanlara ayrılıyor. Bunların arasında bizim Account Management dediğimiz yani Müşteri Yönetimi dediğimiz kısımlar var yani müşteri grubuyla çalışan kısımlar var. Bunların yanı sıra bizim hem alışverişçi hem müşteri pazarlaması dediğimiz pazarlama fonksiyonlarımız var, ticaretle alakalı uygulamaları yapan gruplarımız var. Bunların arasında aynı zamanda kategorilerin merkezi operasyonlarını yöneten; bütçelerini, uygulamalarını, promosyonlarını yöneten planlayan gruplar var. Bunun yanı sıra da operations dediğimiz gruplarımız var, bunlar da IT process vs. gibi grupları kurgulayan ve buna bağlı olarak da dışarıda gördüğünüz teknolojik uygulamalarımızı bir noktaya getiren gruplar. Baktığınız zaman Müşteri Geliştirme aslında dar bir alan değil, sadece bir mağazaya gidip mal satıp fatura kesip çıkan bir şeyden bahsetmiyoruz. Çok sofistike bir alandan bahsediyoruz. Zaman zaman bunu söylüyorum şaşırabiliyorlar bir rafın düzenlemesi neredeyse bir doktora tezine karşılık gelebiliyor çünkü bütün alışverişçi alışkanlığı, profili, o mağazanın konumu, rafın konumu, rakipler, fiyatlar vs. dediğiniz zaman çok kompleks bir algoritmayı uygulayıp rafa koymanız gerekiyor. Bu açıdan müşteri geliştirmenin içerisinde her türden insana açık fırsatlar var. Müşteri Geliştirmenin kendi içerisinde bunlar olurken aynı zamanda Unilever’in verdiği bir şans da benim örneğimde de olduğu gibi farklı fonksiyonlara geçebilme şansı söz konusu. Bu nedenle baktığınız zaman Müşteri Geliştirme işin ana merkez başlığı olan satışı öğrenmek için çok doğru bir yer, müşteriyi öğrenmek için çok doğru bir yer, finansalı öğrenmek için çok doğru bir yer çünkü biz burada parayla temas ediyoruz. Buradan sonra birçok fonksiyonda iş yapabilecek kabiliyete geliyorsunuz çünkü Müşteri Geliştirme challengeları çok yüksek bir departman. Milyonlarca birbirinden farklı insan, müşteri, ekonomik ihtimalle uğraştığınız için bunların hepsine bir şekilde adapte olabilir ve bunun içerisinde kendi işinizi yönetebilir hale geliyorsunuz.